8 Haziran 2011 Çarşamba

Siyah Beyaz


Soğuk soğuk terliyorum, damarlarımda durmayan bir kan var bir kana karışmasını istediğim. Aklımın labirentleri öylesine karışık haller aldı ki artık çıkamıyorum içinden. Çıkmak için her hamle yapışımda başım daha da dönüyor yolumu daha da fazla kaybediyorum. İyi değilim hiç iyi değilim. Neler olduğunu anlayamadığımdan iyi değilim en çok da. Ben yıllardır bu hallere gelmemiştim, nasıl oldu da şimdi geldim?

Nefesim daralıyor, gözlerim ya bir noktaya odaklanıyor dakikalarca orada kalıyor ya da konsantrasyondan uzak bir şekilde kısa süreli hamlelerle etrafı süzüyor. Aklımı başıma toplamak için gözlerimi ovuşturup, etrafıma tekrar göz gezdiriyorum... Yok... Hiçbirşey yok, aynıyım hala değişen birşey yok. Olmamalıydı böyle, asla olmamalıydı. Alışkındım ve geçmişti, artık olmayacaktı ve bundan çok emindim.

Kafamın içerisinde savaşlar dönüyor, aklım mantığım duygularıma karışıyor iç içe bulanırcasına. Beynim, aklım yerinden oynuyor her saniye, kulaklarım duymaz oluyor anımsadığım birkaç yankı dışında birşeyi.  "Nasıl? Nasıl?" diye kendimi zorlamayıp anlam vermeye çalışıyorum herşeye, onu da beceremeden kalıyorum olduğum yerde. Cevabını çok iyi bildiğim soruları yanıtsız bırakır halde bakınıyorum etrafıma şuurumu yitirmiş halde.


Oysa iyiydim, daha kısa zaman öncesine kadar iyiydim. Nefes alıp vermekte güçlük çekmezdim, rahatlıkla odağıklanırdım, soğuk soğuk terler dökmezdim, soru sorulduğunda şuurunu yitirmiş gibi bakmam için hiçbir nedenim yoktu. Uykusuzum, günlerdir uykusuzum. Resmen felç olmuş durumdayım.Yıllardır olmadı ki bu bana, hiç hazırlıklı da değildim. Şimdi en hazırlıksız olduğum zamanda yakalandım.

Of hayat, sen neler yapıyorsun bana.

"I'm blind and you're not getting out of my mind."

0 yorum: